← Ana sayfa

Dünya

Tuna Nehri'nde Nazi enkazları için AB destekli temizlik

Elif Kara · 2 sa önce · 12 okunma

Tuna Nehri'nde su seviyesinin düşmesi, Sırbistan’ın Prahovo kenti yakınlarında İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma Alman savaş gemisi enkazlarını yeniden görünür hale getirdi. 1944’te mürettebatları tarafından batırılan gemiler, AB destekli proje kapsamında nehir trafiği ve güvenlik riskleri nedeniyle temizleniyor.

Tuna Nehri, Sırbistan’ın doğusundaki Prahovo kenti yakınlarında İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma tehlikeli bir mirası yeniden gündeme taşıdı. Bölgede etkili olan sıcak hava dalgası ve su seviyesindeki düşüş, 1944’te batırılan Alman savaş gemisi enkazlarının bir bölümünü görünür hale getirdi. Avrupa Birliği destekli proje kapsamında, nehir trafiğini aksatan ve güvenlik riski oluşturan batıkların temizlenmesi hedefleniyor.

Prahovo yakınlarında savaşın izleri yeniden ortaya çıktı

Sırbistan’ın Romanya sınırına yakın kesiminde yer alan Prahovo, uzun süredir İkinci Dünya Savaşı’ndan kalan gemi enkazlarıyla anılıyor. Tuna Nehri’nin bu bölümünde, özellikle kurak dönemlerde su seviyesi düşünce paslanmış metal gövdeler, güverte parçaları ve savaş dönemine ait batık yapılar nehir yüzeyine daha yakın hale geliyor.

Bölgede bulunan enkazların büyük bölümü, 1944 sonbaharında geri çekilen Alman birlikleriyle bağlantılı. Nazi Almanyası’na bağlı Wehrmacht unsurları ve Kriegsmarine olarak bilinen Alman Deniz Kuvvetleri, Kızıl Ordu’nun ilerleyişi karşısında Tuna hattında kontrolü kaybetmeye başlamıştı. Bu süreçte mürettebatlara, kullanılabilecek savaş malzemesinin düşmanın eline geçmemesi için gemilerin batırılması emri verildi.

Bu karar, savaşın sona ermesinden onlarca yıl sonra bile bölgeyi etkilemeye devam ediyor. Tuna Nehri üzerinde seyreden ticari gemiler, bazı noktalarda daralan geçiş hattı ve su altındaki metal kalıntılar nedeniyle yıllardır rota, hız ve güvenlik kısıtlamalarıyla karşı karşıya kalıyor.

AB destekli temizlik operasyonu neden başlatıldı?

Batıkların çıkarılmasına yönelik çalışmalar, Avrupa Birliği tarafından desteklenen Batı Balkan Yatırım Çerçevesi kapsamında yürütülüyor. Projenin stratejik ortakları arasında Avrupa Yatırım Bankası da yer alıyor. Amaç, öncelikle nehir trafiğini en fazla etkileyen enkazları temizlemek ve bölgedeki iç su yolu taşımacılığını daha güvenli hale getirmek.

Kaynaklarda aktarılan bilgilere göre, ilk etapta özellikle sorun yaratan 21 enkazın çıkarılması planlandı. Bu batıklar, Tuna Nehri’nin yaklaşık beş kilometrelik dar bir kesiminde yoğunlaşıyor. Bazı gemiler 2024 yılında çamurdan arındırıldıktan sonra halatlar yardımıyla nehirden çekildi. Ancak bütün enkazlar aynı yöntemle çıkarılamıyor.

Bazı savaş gemilerinin yapısal olarak büyük, ağır ve parçalanmaya elverişsiz olduğu belirtiliyor. Bu nedenle uzman ekipler, nehir trafiğini engelleyen parçaları tamamen çıkarmak yerine bazı büyük kalıntıları daha derine gömerek güvenli bir hat oluşturmayı da değerlendiriyor.

Canlı mühimmat riski operasyonu zorlaştırıyor

Temizlik çalışmalarının en kritik boyutlarından biri güvenlik. Tuna Nehri’nin dibindeki batıklar yalnızca metal yığınlarından ibaret değil. Bazı gemilerde hâlâ canlı mühimmat bulunabileceği değerlendiriliyor. Bu durum, dalgıçlar ve kurtarma ekipleri için ciddi patlama riski anlamına geliyor.

Avrupa Yatırım Bankası tarafından paylaşılan bilgilere göre, kurtarma sürecinde uzman dalgıçlardan, yüksek güçlü pompalarla çamur ve kum temizleme ekipmanlarından yararlanılıyor. Enkazların çevresindeki tortu dikkatle kaldırılıyor, ardından gövdenin durumu incelenerek çekme, parçalama veya gömme seçeneklerinden biri uygulanıyor.

Bu tür operasyonlarda aceleci davranılması mümkün değil. Çünkü su altında geçen onlarca yıl, gemilerin gövdelerinde büyük korozyona yol açmış durumda. Herhangi bir yanlış müdahale, hem mühimmatın patlamasına hem de nehir ekosisteminin zarar görmesine neden olabilir.

1944’te batırılan filo neden hâlâ sorun yaratıyor?

İkinci Dünya Savaşı’nın son döneminde Tuna hattı, askeri ve lojistik açıdan büyük önem taşıyordu. Alman birlikleri geri çekilirken nehirdeki yük gemileri, römorkörler, mavnalar ve silahlı teknelerden oluşan filonun Kızıl Ordu tarafından kullanılmasını istemedi. Bu nedenle çok sayıda araç mürettebatı tarafından batırıldı.

Planın bir diğer amacı, Tuna Nehri üzerindeki seyir hattını kapatarak Sovyet güçlerinin ilerleyişini yavaşlatmaktı. Savaş koşullarında taktik bir hamle olarak görülen bu karar, bugün ticari taşımacılık, güvenlik ve çevre yönetimi açısından kalıcı bir soruna dönüşmüş durumda.

Proje başlamadan önce bölgede farklı türlerde yaklaşık 200 deniz aracının bulunduğu ifade ediliyordu. Bunların tamamının aynı anda çıkarılması teknik, mali ve güvenlik gerekçeleriyle mümkün görülmüyor. Bu nedenle öncelik, ticari taşımacılığa en fazla engel oluşturan batıklara veriliyor.

Ekonomik kayıp milyonlarca euroya ulaşıyordu

Tuna Nehri, Avrupa’nın en önemli iç su yollarından biri olarak kabul ediliyor. Almanya’dan Karadeniz’e kadar uzanan hat, yük taşımacılığı açısından stratejik değer taşıyor. Ancak Prahovo çevresindeki batıklar, gemilerin geçiş kapasitesini sınırlıyor ve ticari akışı yavaşlatıyor.

Avrupa Yatırım Bankası’nın değerlendirmelerine göre, su altındaki savaş kalıntıları nedeniyle Sırbistan her yıl yaklaşık 5 milyon euro düzeyinde ekonomik kayıpla karşılaşıyordu. Gecikmeler, alternatif rota ihtiyacı, güvenlik önlemleri ve taşıma kapasitesindeki düşüş bu kaybın başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.

AB destekli proje yalnızca geçmişten kalan enkazların temizlenmesini değil, aynı zamanda bölgesel taşımacılığın yeniden düzenlenmesini de hedefliyor. İç su yollarının daha güvenli ve rekabetçi hale getirilmesiyle yük taşımacılığının bir bölümünün kara yolundan nehirlere kaydırılması amaçlanıyor.

Projeye 16 milyon euroluk hibe sağlandı

Avrupa Yatırım Bankası, Temmuz 2024’te söz konusu çalışmalar için 16 milyon euroluk hibe sağlandığını duyurdu. Proje, toplam 30 milyar euro bütçeli Batı Balkan Ekonomi ve Yatırım Planı’nın bir parçası olarak yürütülüyor. Bu kapsamda Sırbistan ve çevre ülkelerde ulaşım altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor.

Sırbistan İnşaat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yetkilileri de modern teknolojinin süreci geçmişe kıyasla daha yönetilebilir hale getirdiğini belirtiyor. Dalgıç ekipleri, sonar taramaları, pompa sistemleri ve özel çekme ekipmanları sayesinde batıkların konumu ve durumu daha net tespit edilebiliyor.

Buna rağmen operasyonun 2028 yılına kadar kademeli şekilde sürmesi bekleniyor. Çünkü her enkaz için ayrı risk değerlendirmesi yapılması gerekiyor. Geminin taşıdığı olası mühimmat, gövde bütünlüğü, nehir akıntısı, tortu yapısı ve seyir hattına etkisi karar sürecinde belirleyici oluyor.

Kuraklık enkazları görünür kılıyor

Son yıllarda Avrupa’da yaşanan sıcak hava dalgaları ve kurak dönemler, Tuna Nehri üzerindeki su seviyelerini dönem dönem belirgin biçimde düşürüyor. Bu durum, normalde su altında kalan batıkların daha kolay fark edilmesine yol açıyor. Benzer görüntüler daha önce 2022 yazında da ortaya çıkmıştı.

Su seviyesinin düşmesi, bir yandan tarihi kalıntıların görünmesini sağlarken diğer yandan nehir taşımacılığını daha kırılgan hale getiriyor. Zaten dar ve riskli olan geçiş alanlarında su derinliğinin azalması, ticari gemilerin manevra kabiliyetini sınırlıyor.

Uzmanlar açısından bu tablo, savaş kalıntılarının temizlenmesini daha da acil hale getiriyor. Çünkü batıklar yalnızca geçmişin izleri olarak değil, güncel ulaşım güvenliği ve ekonomik verimlilik açısından da çözülmesi gereken bir sorun olarak değerlendiriliyor.

5N1K: Tuna Nehri’ndeki enkaz operasyonu

Tarihi miras ile güvenlik ihtiyacı aynı hatta buluşuyor

Tuna Nehri’ndeki Nazi dönemine ait batıklar, Avrupa tarihinin karanlık bir döneminden kalan somut izler olarak dikkat çekiyor. Ancak bugün bu kalıntılar yalnızca tarihçiler için değil, ulaştırma planlamacıları, çevre uzmanları, güvenlik birimleri ve bölge ekonomisi için de önem taşıyor.

AB destekli temizlik operasyonu tamamlandığında, Prahovo çevresindeki geçişlerin daha güvenli hale gelmesi ve iç su yolu taşımacılığının güçlenmesi bekleniyor. Buna karşın canlı mühimmat ihtimali ve batıkların kırılgan yapısı nedeniyle süreç dikkatli, aşamalı ve teknik denetim altında ilerlemek zorunda.

Bölgede su seviyesi düştükçe görünür hale gelen enkazlar, savaşın etkilerinin yalnızca arşivlerde ve anıtlarda değil, Avrupa’nın en önemli nehirlerinden birinin yatağında da varlığını sürdürdüğünü gösteriyor.

İlgili haberler